Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin'den 'Zam' açıklaması

  • 13 Ekim 2021 11:03

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Türkiye tarihinin son 50 yılında düşük ücretli işçilere en yüksek artışı sağlayan sözleşmeyi yaptıklarını vurguladı. Bilgin, ”Önce düşük gelirli işçileri korumalıyız, sonra yüzde artışını tartışabiliriz.' dedi.

Türk-İş Genel Merkezi tarafından Afyonkarahisar'da düzenlenen 'Pandemik Dönemde Çalışma Hayatındaki Güncel Gelişmeler' konulu eğitim programının açılışında konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Bakan olduğu günlerde sorun olarak görülen kamu sözleşmesini başarıyla gerçekleştirdiklerini belirtti.

Bakan Bilgin“ 'Bu sözleşmeyi Türkiye tarihinin son 50 yılında, belki de tüm sözleşme tarihinde, özellikle kamu sektöründeki düşük ücretli işçiler için en yüksek artışı gerçekleştirerek gerçekleştirdik. Bir işyerindeki çalışanlar arasındaki ücret farkı, ülkenin gelir dağılımı sorunlarının farklı bir düzeyinde ise, daha belirgin bir düzeyde ise, orada iş barışı olmayacaktır. Yani bir yerde asgari ücretli işçi çalışıyorsa, asgari ücret ile diğer işçiler arasındaki fark, mesafe ve makas genişletilirse iş barışı sağlanamaz. Önce düşük gelirli işçileri korumak mecburiyetindeyiz, ondan sonra yüzdelik zammı tartışabiliriz yada konuşabiliriz. Onun için biz en düşük ücreti alan işçilerimize seyyanen 4 bin liranın üzerinde bir zam yaparak onlara 4 bin liraya çektik. Ondan sonrada yüzdelik zammı konuştuk. Bu Türk kamu çalışma hayatında kamu işçileri açısından sadece bir ücret artışı değil bir sosyal dengenin kurulması açısından da önemli bir adımdır. Bunlar Türkiye'nin sosyal devlet imkanlarının gücünü ifade etmektedir” diye konuştu.

“Sosyal devlet uygulamalarından vazgeçmeden Türkiye'yi büyütmek mümkündür”

Sosyal devlet uygulamalarından vazgeçmeden Türkiye'yi büyütmenin mümkün olduğunu kaydeden Bakan Bilgin, “Siz bakmayın Türkiye fert başına düşen milli geliri 8-10 bin dolar arasında gelip giden 11 bin dolara bir ara çıkan, ülkenin gayri safi milli hasılası yaklaşık 1 trilyona yaklaştı, şimdi 800 milyar civarında. Ama bu rakamın çok daha üzerinde olan, bu göstergelerin çok daha üzerinde olan ülkeler rağmen Türkiye'nin sosyal hayatında, sosyal dengelerinde yapılacak düzenlemelerle daha ileriye mesafe kat etmemiz mümkündür. Sosyal devlet uygulamalarından vazgeçmeden Türkiye'yi büyütmek mümkündür, bunu daha da hızlandırmak mümkündür” dedi.

“Türkiye'nin içe çekilmesi gerektiğini ve tamamen kapatılması gerektiğini söyleyenler aslında Türkiye ekonomisinin çökmesini isteyenlerdir”

Pandemi döneminde 'Türkiye içine kapansın, tam kapanma olsun' diyenlerin aslında Türkiye ekonomisinin batmasını isteyenler olduğunu söyleyen Bakan Bilgin, şu ifadeleri kullandı:

“Geçmişte özellikle pandeminin etkisiyle karşılaştığımız sorunlardan biri, Türkiye'nin çalışma hayatının büyüme sorununu çözecek şekilde ayakta kalmasıydı. Yani pandemide memurlar, kamu görevlileri, devlet daireleri kapatıldı ve uzun tatiller yaşandı. Bu, özel sektörde kısa süreli çalışma dönemini uyguladığımız bazı küçük ve orta ölçekli işletmelerde yaygındı; Üretimi askıya alınan işletmeler vardı. Ancak tüm Türkiye'ye baktığımızda Türkiye, Türkiye'nin üretim gücünü canlı tutacak ve tüm çalışma hayatını dinamik olarak canlı tutacak bir programı hayata geçirmeyi başarmıştır. 'Türkiye kendini kapatsın, tam bir kapanış olsun' diyenler aslında Türkiye ekonomisinin çökmesini isteyenlerdi. Ama Türkiye bunu yaşattı ve Türkiye, şükürler olsun ki, sanayi üretimi ile yaklaşık 200 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sanayi üretimindeki son büyüme rakamları da bunun daha da ileri gideceğini gösteriyor.”

Benzer Haberler

Yorumlar (0)

Henüz bu haber için hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.