Üç adımda kablosuz ağ güvenliği!
Artık hemen her evde ve ofiste kablosuz ağ bulunuyor.
Peki bu ağların ve kişisel cihazlarımızın güvenliğini nasıl sağlayacağız? Trend Micro
Güvenlik Araştırmaları ve İletişimi’nden sorumlu direktörü Rik
Ferguson, üç adımda kablosuz ağlarda güvenliği sağlamanın yolunu
açıklıyor.
Eğer evinizdeki tüm içeriğin bilgisayarınıza,
akıllı cihazlarınıza hatta televizyonlarınıza doğrudan ulaşmasını
istiyorsanız, hiç kuşkusuz çoktan kablosuz teknolojilere yatırım
yaptınız. Kablosuz ağlar; duvarları delmeniz ya da duvarlar üzerinden
kabloları dolandırmanızın yaratacağı baş ağrısından kurtulmanız anlamına
geliyor. Ancak, kablosuz ağları kablolu ile karşılaştırdığımızda,
kablosuz ağların belki de tek eksi yönü olarak “güvenlik endişesi”
ortaya çıktığını göreceksiniz. Havadan yayın yapan kablosuz ağınızda,
eğer yeterli güvenlik sağlanmazsa, birçok problem ortaya çıkabiliyor.
Başkalarının sizin ağınıza sızarak kişisel verilerinizi çalması ya da
yasadışı bir eylemde bulunmaya kalkışması potansiyel tehlikeleri
oluşturuyor.
Tüm bu endişeleri ortadan kaldırmak için Trend Micro Güvenlik Araştırmaları ve İletişimi’nden sorumlu direktörü Rik
Ferguson, 3 adımda güvenliğin yolunu açıklıyor:
1. İlk olarak, kablosuz yönlendiriciye (pek çok ev ve işyerlerinde bu görevi ADSL
modemler üstleniyor) giriş yapın ya da cihaza erişerek, standart olarak
gelen yönetici ismi ve şifresini değiştirin. Yönetici ayarlarını asla
yönlendiricinizin size ilk geldiği haldeki gibi bırakmayın. Çünkü
ağınıza sızmanın en kolay yöntemlerinin başında, yönlendirici şifresinin
bilinmesi olur. Özellikle operatörlerin dağıttığı kablosuz
yönlendiricileri kullanıyorsanız daha fazla risk altındasınız demektir.
Çünkü cihazın markasının bilinmesi saldırganların işini oldukça
kolaylaştırıyor.
2. SSID (Service Set Identifier) ya da kablosuz
ağ isminizi değiştirmelisiniz. Cihazın kendi ismini değiştirin ve ağın
fiziksel konumunu (isim ya da adres gibi) belirtecek ya da
yönlendiricinin üreticisini ortaya çıkarak isimler vermeyin. Verilecek
en ufak bir tüyo, ağa sızmak isteyenlerin işlerinin
kolaylaştırılmasına sebep olur.
3.
Yönlendiricinize giriş yaptığınızda, ağınızın şifreleme ayarlarını da
düzenlemelisiniz. Güvenli kalabilmek ve kimsenin sizin trafiğinize,
isteğiniz dışında müdahale edemeyeceğinden emin olmanız için en önemli
adımı ‘şifreleme ayarları’ oluşturuyor. Şifreleme bölümüne girdiğinizde
karşınıza iki ya da üç metot çıkacak: WEP, WPA ve WPA2. Bunlar arasında
en güçlü olanı WPA2 şifreleme metodudur ve WiFi
onaylı logosu bulunan tüm cihazların bu standardı desteklemesi
gerekiyor. Şifreleme metodu olarak WPA ya da WPA2 seçtiğinizden emin
olarak, saldırılara karşı yeterince
rastlantısal ve karmaşık koruma
sağlayabilirsiniz. Ayrıca, rastgele küçük ve büyük olarak yazılmış harf
ile rakamlardan oluşan 8 karakterli bir şifre de yeterli olacaktır.
Eğer eski bir cihaz kullanıyor ve WPA2 bulunmuyorsa, WPA seçmenizde
sakınca bulunmuyor ancak WEP şifrelemeden uzak durun. Çünkü WEP, bir
aceminin bile kullanabileceği basit araçlar ile kolayca kırılabilir.
Kablosuz Ağ Güvenliğinin Hurafeleri
1.
Kablosuz ağınızın adını gizlemenin size güvenlik sağlayacağını önermiş
olabilirler ancak buna aldırmayın. Zira herhangi birisi, kablosuz ağ ile
iletişime geçerek, adını vermediğiniz ağınızın ismini saniyeler içinde
bulabilir. SSID sadece ağınızın adıdır, daha fazlası değil.
2. Bir
başka rivayet de MAC adresi üzerine konuşuluyor. Birçok güvenlik
önerisinde, donanım adreslerinin kablosuz ağınıza bağlanabilmesi için
beyaz listeye alınması gerektiğini yer alır. Ancak bu da tam anlamıyla
bir zaman kaybıdır. Çünkü herhangi biri, sizin ağınıza girerek
bağlanmasına izin verilen MAC adreslerini görebilir ve saniyeler içinde
“iyi bilinen” MAC adresini kopyalayarak ağa bağlanabilir.